ÇOCUKLARIMIZI EĞİTİRKEN ÖDÜL VE CEZA SİSTEMİNİNİN YERİYazdır

GELENEKSEL aile tipi dediğimiz kalabalık ailelerin yerini sanayileşmeden sonra özellikle de kadının iş girmesiyle çekirdek ailelere bırakmıştır. Aile tiplerinde olan bu değişiklik aile içinde meydana gelen çocukların eğitimini ve değerini de etkilemiştir. Geleneksel aile tipinde “işgücü” olarak görülen çocuk, günümüz toplumunda işgücünden öte sevginin  ve bağlılığın bir sonucu olarak daha manevi boyutta değer kazanmıştır. Çocuk eğitiminin aileler açısından çok kolay bir şey olduğunu söyleyemem. Çocuklar, yavaş yavaş işlenmesi gereken, iyi ahlaklı olması için her tepkimize dikkat ettiğimiz, sabır gösterdiğimiz, sınırsız sevdiğimiz, zahmetli ama en tatlı şeyler hayatımızda. 

Yaklaşık yarım asırdır çocuk eğitiminde ödül ve ceza eğitiminin önemi üzerinde yaygın görüşler var. Bilim bu ya, özellikle insan bilimlerinde  sistemli bilgiler diğer sistemli bilgilerle değişir. Ödül ve ceza sisteminin çocuk eğitimindeki önemi sistematik bilgilerle ortaya konmuş hatta uygulamalara bile geçmiştir. Ancak son dönemlerde ödül-ceza eğitiminin çocuk eğitiminde artık bir önemi kalmadığına ilişkin çalışmalar yürütülmekte ve denenmektedir.

DON DİNKMEYER’in yaklaşık 12 yıl önce yayınlanan bir makalesinde bu sisteminin yerine alternatif eğitici yollardan bahsetmiştir.

ÖDÜL-CEZA SİSTEMİNİ YERİNDE VE DOZUNDA KULLANDIĞIM HALDE ÇOCUĞUM YİNE İSTEMEDİĞİM DAVRANIŞLARI SERGİLİYOR?

Don Dinmeyer’a göre , ödül-ceza yaklaşımından vazgeçmek gerekir. Çünkü bu yaklaşım “bağımlı kişlik tipini” oluşturur. Oysa ödül ve ceza sistemi yerine , çocukları kendilerini olumlu yönde geliştirebilmesi için “yüreklendirmek” gerekir. Bütün olumsuz davranışların kökeni yüreklendirilmemek, sürekli kösteklenmektir.  Ödül-ceza eğitim yönetminin yerine DEMOKRATİK eğitim yöntemini geliştirmeliyiz. Demokratik ailelerde olmazsa olmaz ilk  iki unsur EŞİTLİK  ve KARŞILIKLI SAYGIDIR (ailelerin tüm fertleri ). Buradaki eşitlikten kasıt, insani değerlerle donatılmış bir eşitliktir. Bu anlamda, demokratik aileler, kendilerinin belirledikleri bazı sınırlar içerisinde (bu sınırlar da çocuklara iyice öğretilmelidir) çocuklarına karar verme ve bunun sonucuna katlanma FIRSATINI verirler. Ödül ve ceza eğitim sisteminin yerine , çocuğa alternatifler sunan , seçme fırsatı tanıyan , çocuğun kendi davranışlarının sonucuna katlanmasını öngören bir eğitim metodu olan demokratik eğitim , çocuğa çocuğumuz olarak değil bir “birey” olarak yaklaşılmasını öngörür. Her davranışın toplumsal bir nedeni vardır. Çocuklarımızın da olumlu ya da olumsuz davranışlarının ardında mutlaka toplumsal bir neden yatmaktadır. Bir Sosyolog ve Rehber Öğretmen olarak, bir çok ailelerle çocuk eğitimi üzerine konuşmalar yaptım ve seminerler verdim. Bir anne-babayı karşıma alıp “Çocuğunuzu gerçekten tanıyor musunuz ? ” dediğimde hemen çocuklarının sevdikleri yemeklerden, sevdiği hayvanlardan, sevdiği oyunlardan, sevmediği şeylerden bahsettiler. Elbette, bu da çocuklarını tanıdıklarının bir göstergesi ama kişliklerinin bir parçası. Toplumumuzda hala çocuklarının manevi ihtiyaçlarını farkedemeyen bir çok aile var ne yazık ki.  Çocuklarımızın ve hatta biz yetişkinlerin bile olumlu ya da olumsuz davranışlarımızın altında toplumsal nedenler yatıyor. Yaptığım ve öğrencilerime doldurmalarını istediğim anketlerden çıkan genel sonucu size söyliyim, “ANNE BENİ ANLA! ” . Çocuklarımız aileleri tarafından anlaşılmak istiyor. Yani bir birey yerine konulmak, hatalar yapmak ve onları düzeltmek istiyor. Bu da yukarıda bahsettiğimiz demokratik aile tiplerini, ailelere benimsetmekten geçiyor.

PEki, madem davranışlarımızın altında toplumsal nedenler var, bakalım neden davranış bozukluğu , olumsuz davranışlar sergiliyoruz ? Cevap : Çünkü bazı AMAÇLARIMIZ var (çocuklarımızın amaçları).

1)   Bir çocuğun amacını anlayabilirsek , davranışlarının nedenini de biliriz.

2) Dikkat çekme : Çocuklarda dikkat çekme huyu evrenseldir, bu onların sürekli merkezde kalmak istemeriyle alakalıdır. Bir çocuk dikkati önce olumlu yönde çekmeyi dener,bir birey olarak varlığını göstermek ister. Eğer bunu olumlu davranışlarıyla yapamıyorsa olumsuz davranışlarıyla da olsa dikkat çekecektir. Unutmayalım ki , bir çocuk sonucunda tokat bile yiyeceğini bilse yine o istenmeyen davranışı yapabilir, çünkü ilgi görmek ve dikkat çekmek için tokat yemeyi bile göze alırlar.

3) Güç kazanma : Güç kazanma çabası içerisinde olan bir çocuk sadece lider olduğunda önemli biri olacağına hissine kapılır. Bazı konularda onu lider yapmak eğitimin bir parçasını oluşturmaktadır.

4) İntikam : İntikam peşindeki çocuk kendisinin sevimsiz olduğuna inanmıştır. Aslında manevi boyutlarına bakarsak “umutsuz” bir kişilik sergilerler.  Başkasının canını acıttığında önemli kazanacağını sanır. Bu konuda yardım edebilmenin tek yolu, çocukla ilişkileri geliştirmek ve bunu yaparken de sakin ve olumlu olmak gerekir.

5) Yetersizlik gösterisi (pasiflik) : Çocuğun her şeyden vazgeçmesi anlamını taşır. Bu durumda çocuğa karşı eleştirileri bir tarafa bırakıp olumlu yönlerine eğilmek gerekir.

OLUMLU İLİŞKİLER KURMANIN 4 YOLU :

1) KARŞILIKLI SAYGI

2) EĞLENCEYE ZAMAN AYIRMAK

3) CESARETLENDİRMEK =YÜREKLENDİRMEK = GÜVENMEK : Eğer çocuğunuzun kendisine güvenmesini istiyorsanız önce siz ona güvenin. Yüreklendirmenin başlıca yolu, çocukların kusurlarını önemsememeye gayret edip güçlü ve yararlı yanlarını  farketmek , desteklemektir.

4) SEVGİYİ ANLATMAK : Sevmek + Sevilmek

BİR BAŞKA SEFERE

 ”DÜŞÜNMENİN ÖNEMİ ” ÜZERİNE

GÖRÜŞMEK ÜZERE….

ZEHRA Işık ÖZEN


Bugun: 1     Toplam: 505

Bu yazıyı ekleyebilirsiniz:
  • Print
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks


Siz de REHBERLİK.TC de yazı yazabilir ve dökümanlarınızı paylaşabilirsiniz. Aracıya hiç gerek yok. Psikolojik danışman ve rehberlik uzmanı, eğitimci, öğretmen, öğrenici, veli olabilirsiniz. Hiç fark etmez.YAZMAYA VARMISIN.




Yeni yazılardan ve gelişmelerden haberdar olabilirsiniz.
Yapmanız gereken sadece mail adresinizi girmek:









Okuduğunuz bu yazı için bir sorunuz, bir yorumunuz yada bir teşekkürünüz varsa paylaşmaktan çekinmeyin.